PEYGAMBERİMİZİN  KABRİNİ ZİYARET ETMEK

  Peygamber efendimizin  kabrini ziyaret etmek icmâ ile Allâh’ın sevdiği (râzı olduğu) amellerdendir. Onun kabrini ziyaret etmek veya yolculuğa bu kasıtla çıkmak hayırlı bir ameldir. Peygamber Efendimiz  şöyle buyurmuştur: 

مَنْ‭ ‬زَارَ‭ ‬قَبْرِي‭ ‬وَجَبَتْ‭ ‬لَهُ‭ ‬شَفَاعَتِي

Mânâsı: “Benim kabrimi ziyaret eden, şefâatimi hak etmiştir.” (Ed-Dârakutnî) Bu Hadîs-i Şerîf’in hasen rütbesinde olduğunu İmam Hafız Es-Subkî ve başka âlimler de bildirmişlerdir. Peygamber Efendimizi ziyaret etmeye giden kişi, önce Rasûlullâh’a sonra da sahabilerine (Ebû Bekir ve Ömer’e) selam verir ve orada dua eder. Ardından Ravza’ya gelir, orada istediği kadar namaz kılar, dilediği hususta dua eder ve Peygamberimizin  eserleri ile teberrük eder. Peygamberimize  salât ve selam getirir. Medine’de bulunduğu sürece elinden geldiği kadar gecelerini ibadet ederek ihya eder ve Peygamberimizi  ziyaret eder. Aynı şekilde Hamza ve Osman’ın (Allâh ikisinden de razı olsun) kabirlerini, sahabilerin ve tabiinlerin kabirlerini, Peygamberimizin  Ehl-i Beyti’nin kabirlerini ve müminlerin anaları olan Peygamber hanımlarının kabirlerini ziyaret etmekte bereket ve sevap vardır.  MUÂMELÂT  Mükellef olan Müslüman’ın herhangi bir şeye girmeden önce, Allâh-u Teâlâ’nın bu şeyde neyi haram, neyi helâl kıldığını öğrenmesi farzdır. Çünkü Allâh-u Teâlâ bizlere bazı konularda sorumluluk yüklemiştir. Dolayısıyla bu sorumluluklara riayet etmemiz gerekir. Rabbimiz alışverişi helâl, fâizi ise haram kılmıştır. Dinimiz, el takısı ile bu alışverişin belirli bir alışveriş olduğunu bildirmiştir. Bu alışveriş de dini şartlara muvafık olan alışveriştir. Çünkü şartları ve rükünleri yerine getirilmeyen alışveriş helâl değildir.  Alışveriş yapacak olan kimsenin mutlaka bu kuralları öğrenip onlara riayet etmesi gerekir. Aksi halde istemeden de olsa fâiz günahına düşebilir. Peygamber Efendimiz  buyurdu ki:

اَلتَّاجِرُ‭ ‬الصَّدُوقُ‭ ‬يُحْشَرُ‭ ‬يَوْمَ‭ ‬الْقِيَامَةِ‭ ‬مَعَ‭ ‬النَّبِيِّينَ‭ ‬وَالصِّدِّيقِينَ‭ ‬وَالشُّهَدَاءِ

Manası: “Sadık tüccar Kıyamet Günü’nde Peygamberler, sadıklar ve şehitlerle haşrolunur.” (İmâm Tirmizî)  Sadık tüccarın, zikredilen bu fazilete nail olmasının sebebi, nefsini yenip şer’î bir yol ile ticaretini yapmasıdır. Aksi takdirde haddi aşanların Kur’ân’da nelerle tehdit edildiği malûmdur. Ayrıca kiralama, kâr ortaklığı, rehin verme, vekâlet, emanet etme, ödünç verme, ortaklık ve müsakât gibi muamelatın da şartlarına ve rükünlerine riayet edilmesi gerekir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir