MELEKLERE İMAN

Günümüzde birçok insanın yanlış bilgilere sahip olduğu konulardan bazıları da meleklere iman konusuyla alakalıdır. Meleklerin sıfatlarını bilen kimse bu yanlışlara düşmez.  Meleklerin sıfatları: Nurdan yaratılmışlardır Cinsiyetleri yoktur, yani dişi veya erkek değillerdir Cinsel organları yoktur, cinsî münasebette bulunmazlar Yemezler, içmezler ve uyumazlar Allâh’ın hiçbir emrine karşı gelmezler, O’nun emirlerine uyarlar Hepsi Allâh’ın evliya kullarıdır En üstün melekler şunlardır: Cebrâîl, Mîkâîl, Azrâîl, İsrâfîl, Rıdvân ve Mâlik . Meleklerin her birinin vazifesi vardır: Cebrâîl: Peygamberlere vahiy getiren melektir. Mîkâîl: Doğa olaylarını idâre etmekle görevli olan melektir. İsrâfîl: Sûra üflemekle görevli olan melektir. Azrâîl: Ruhları almakla görevli olan melektir. Ratâîl: Velîlerin kalbindeki hüznü almakla görevli olan melektir. Münker ve Nekîr: Kabirde sual soran meleklerdir. Rakîb ve Atîd: Kulların amellerini yazmakla görevli olan meleklerdir. Koruyucu melekler: Her insanla beraber sekiz melek vardır. Bunların görevi, insanı cinlerin şerrinden korumaktır. Getirilen salavâtları Peygamber Efendimiz’e, ismen ulaştıran melekler vardır. Arş’ı taşıyan dört melek vardır. Bunların haricinde, ağaçlardan düşen yaprakları saymak, bulutları yönlendirmek gibi vazifeleri olan melekler de vardır. Zikredilenlerden anlaşılıyor ki, şeytan meleklerden değildir; onların ne üstünü, ne en bilgilisi ne de hocasıdır.  Rabbimiz el-Kehf Sûresi’nin 50. Âyet-i Kerîmesi’nde buyuruyor ki: ۞‭ ‬وَاِذْ‭ ‬قُلْنَا‭ ‬لِلْمَلَائِكَةِ‭ ‬اسْجُدُوا‭ ‬لِاٰدَمَ‭ ‬فَسَجَدُوا‭ ‬اِلَّا‭ ‬اِبْلِيسَ‭ ‬كَانَ‭ ‬مِنَ‭ ‬الْجِنِّ‭ ‬فَفَسَقَ‭ ‬عَنْ‭ ‬اَمْرِ‭ ‬رَبِّه۪‭ ‬۞  Manası: ”Meleklere, Âdem’e secde etmelerini emrettik; secde ettiler ama İblîs secde etmedi; o cinlerden idi; rabbinin emrine karşı geldi.” Uyarı: Şeytan, önceden meleklerle birlikte Cennet’te Allâh’a ibadet ederdi; ismi Azâzîl idi. Sonra Allâh’ın emrine karşı geldi ve Cennet’ten kovuldu.  Rabbimiz et-Tahrîm Sûresi’nin 6. Âyet-i Kerîmesi’nde, melekler hakkında buyurdu ki:  ۞‭ ‬لَا‭ ‬يَعْصُونَ‭ ‬اللهَ‭ ‬مَا‭ ‬اَمَرَهُمْ‭ ‬وَيَفْعَلُونَ‭ ‬مَا‭ ‬يُؤْمَرُونَ‭ ‬۞ Manası: ”Melekler Allâh’ın emirlerine karşı gelmezler; onlar sadece verilen emirleri yerine getirirler.” Meleklerin en faziletlisi Cebrâîl’dir ﷺ. İblîs  ondan daha faziletli değildir ve ondan daha bilgili de değildir. Dolayısıyla İblis meleklerin hocası da değildir. Şimdiye kadar zikrettiklerimizden anlaşılıyor ki, bazı insanların melekler hakkında zikrettikleri bazı hikayeler uydurmadır. Bu hikayelerden birinde şöyle anlatılmakta : ”Allâh, Hârût ve Mârût adındaki iki Meleği dünyaya gönderdiğinde onlar içki içtiler, gördükleri güzel bir kadınla zina yaptılar ve daha sonra bu zinadan doğan çocuğu öldürdüler.Bunlar kesinlikle iftiradır. Uydurma olan başka bir hikayede de diyorlar ki: ”Allâh, Âdem Peygamber’in yaratılması için Cebrâîl, Mîkâîl, İsrâfîl ve Azrâîl’e yeryüzünün çeşitli topraklarından almalarını emretti. Onlar yeryüzünden toprak almak istediklerinde yer konuştu ve onlara dedi ki: ’Ben, size toprağımdan insan yaratılıp, ileride Cehennem’de yanması için vermem.’ Bunu duyan Cebrâîl, Mîkâîl ve İsrâfîl yeryüzündeki topraktan almamaya karar verdiler. Azrâîl ise toprağın sözünü dinlemedi ve zorla topraktan aldı. Bunun için de ona canları alma vazifesi verildi. diyorlar. Bu hikayede, hâşâ Cebrâîl, Mîkâîl ve İsrâfîl meleklerine, Allâh’ın emrini yerine getirmedikleri iddia ediliyor. Bu kıssanın da dinimizde kesinlikle yeri yoktur. Bu iki hikayenin uydurma ve iftira olduğunu et- Tahrîm Sûresi’nin 6. Âyet-i Kerîmesi’nden anlıyoruz. rabbimiz buyurdu ki:  ۞‭ ‬لَا‭ ‬يَعْصُونَ‭ ‬اللهَ‭ ‬مَا‭ ‬اَمَرَهُمْ‭ ‬وَيَفْعَلُونَ‭ ‬مَا‭ ‬يُؤْمَرُونَ‭ ‬۞ Manası: ”Melekler, Allâh’ın emirlerine karşı gelmezler; onlar sadece verilen emirleri yerine getirirler.” Melekler hakkında söylenen başka bir uydurma bilgi ise onların dişi oldukları bilgisidir. Bu, kesinlikle Müslümanlar’ın inancına terstir; çünkü rabbimiz ez-Zuĥruf Sûresi’nin 19. Âyet-i Kerîmesi’nde kâfirleri kötüleyerek buyurdu ki: ۞‭ ‬وَجَعَلُوا‭ ‬الْمَلَائِكَةَ‭ ‬الَّذِينَ‭ ‬هُمْ‭ ‬عِبَادُ‭ ‬الرَّحْمٰنِ‭ ‬اِنَاثًا‭ ‬اَشَهِدُوا‭ ‬خَلْقَهُمْ‭ ‬۞‭ ‬ Manası: ”Onlar, Rahmân’ın kulları olan meleklerin dişi olduklarını iddia ettiler, yoksa onların yaratılışına şahit mi oldular?!” Meleklerin kadın olduğuna inananlar İslâm dairesi dışında olanlardır. Rabbimiz en-Necm Sûresi’nin 27. ve 28. Âyet-i Kerîmeler’inde buyuruyor ki: ۞‭ ‬اِنَّ‭ ‬الَّذِينَ‭ ‬لَا‭ ‬يُؤْمِنُونَ‭ ‬بِالْاٰخِرَةِ‭ ‬لَيُسَمُّونَ‭ ‬الْمَلٰئِكَةَ‭ ‬تَسْمِيَةَ‭ ‬الْاُنثٰى‭ ‬۞‭ ‬وَمَا‭ ‬لَهُمْ‭ ‬بِه۪‭ ‬مِنْ‭ ‬عِلْمٍ‭ ‬اِنْ‭ ‬يَتَّبِعُونَ‭ ‬اِلَّا‭ ‬الظَّنَّ‭ ‬وَاِنَّ‭ ‬الظَّنَّ‭ ‬لَا‭ ‬يُغْن۪ى‭ ‬مِنَ‭ ‬الْحَقِّ‭ ‬شَيْئًا‭ ‬۞ Manası: ”Âhiret gününe iman etmeyenler (kâfirler), meleklerin dişi olduklarını iddiâ ediyorlar; halbuki onların bu hususta hiç bilgileri yoktur. Onlar sadece zanna uyuyorlar. Şüphesiz ki zan, hakikat ile gerçeği asla ifade etmez.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir